İnsan

Garip bir dünya. Garip bir ülke. Garip bir insanlık. Bir taraf vatanı ayakta tutmaya çalışırken, diğer taraf yıkmaya çalışıyor. Kötü olansa yıkmak isteyen başarılı oluyor gibi gözüküyor ne yazık ki. Bunların arasına sıkışıp kalansa masum halktan başkası değil. Usul usul yaşayıp yarım yüzyıl sonra ölmeyi planlarken, evinden çıkıp yürürken bir bombaya malzeme oluyor. Oldu artık dönüşü yok. Ölen öldü dönüşü yok. Evine geri dönemeyenler var sadece, onların gün ışığı yok.

S.Başa

An

İki tane otobüs düşünelim. Biri tam gitmek istediğiniz yere gidiyor, diğeri ise yakın bir istikamete. Havada yağmurlu farzedelim. Otobüsü beklerken yağmur damlaları üzerinize savaş açar gibi yağıyor. İleriye bakınca yakın istikametten geçen otobüsün geldiğini görüyorsunuz. Bakınız sorum şu: Araca biner misiniz yoksa tam gideceğiniz yere giden otobüsü mü beklersiniz?
Yani ıslanmayı göze alıp biraz daha bekler misiniz yoksa otobüse binip inerken mi ıslanmayı kabullenirsiniz?
Müsaadenizle cevabı ben vereyim;
Araca hemen binersiniz. Çünkü şuan olmasındansa, gelecek zamanda ıslanmak daha mantıklı gelir. Bir nevi “şuan” diye adlandırdığımız duruma daha çok önem veririz. Biz derken toplumdan bahsediyorum. Toplum böyle düşünürken yönetimin bu mantıkta hareket etmesi gerekmez mi? Okullarda bulunduğumuz zamanın asıl önemli olan şey olduğunu anlatmaları gerekmez mi? Lakin görüyoruz ki böyle birşey söz konusu bile değil. Tek fikir güzel bir gelecek. Toplum biraz ses çıkartacak olursa yönetim buna destek vermek zorunda kalacak. İnsanlar ayaklanmadan fikirler gerçekleşmez. Herşey toplumda biter, herşey. Şuanı yaşamak isteyen bir toplumda.

S.Başa